Sahîh-i Buhârî'yi açan herkesi, daha ilk sayfada aynı hadis karşılar. İmam Buhârî, on altı yılda süzdüğü binlerce rivayet arasından kitabının kapısına bir tanesini koymuştur — ve bu tercih tesadüf değildir. Hz. Ömer'in (r.a.) rivayet ettiği bu hadis, dinin âdeta mihenk taşıdır:
إِنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ وَإِنَّمَا لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى
"Ameller ancak niyetlere göredir; herkese ancak niyet ettiği vardır."
Hadîs-i Şerîf — Buhârî 1, Müslim 1907
Kapıya konulan anahtar
Muhaddisler, bir kitabın ilk hadisini "besmelesi" sayarlar. Buhârî, Sahîh'ine niyet hadisiyle başlayarak okuyucusuna daha yolun başında sorar: Bu kitabı niçin okuyorsun? İlim meclisine niçin oturuyorsun? Zira aynı fiil — okumak, öğrenmek, öğretmek — niyete göre ibadet de olabilir, gösteriş de. Ulemadan nakledilen meşhur sözle: "İlim üç hadis etrafında döner; bunların ilki, ameller niyetlere göredir."
Hadisin devamı, meseleyi hicret örneğiyle somutlaştırır: Kim Allah ve Resûlü için hicret etmişse, hicreti Allah ve Resûlü'nedir. Kim de elde edeceği bir dünyalık veya nikâhlayacağı bir kadın için hicret etmişse, hicreti ona doğrudur. Aynı çölü aşan iki insan; biri muhacir, diğeri yolcu. Aradaki fark, kalpteki niyettir.
Niyet, amelin ruhudur
Beden ruhsuz yaşayamadığı gibi, amel de niyetsiz değer kazanmaz. Fıkıh kitaplarımız namazın, orucun, zekâtın şartları arasında niyeti sayar; ama hadisin ufku ibadetler bölümünden çok daha geniştir. Evine rızık taşıyan bir anne, talebesine sabreden bir hoca, hastasına bakan bir evlat — niyetini Allah rızasına bağladığında, sıradan görünen işleri ibadet defterine yazılır.
Bu, madalyonun bir yüzü. Diğer yüzünde riya vardır: Allah için başlanan bir amelin içine, insanların görmesi arzusunun sızması. Efendimiz (s.a.v.) bunu "gizli şirk" diye adlandırarak ümmetini uyarmıştır. Onun için âlimlerimiz, "Niyeti düzeltmek, amelin kendisinden zordur" demişlerdir; çünkü amel bir kere yapılır, niyet ise her an yenilenmek ister.
Niyeti tazelemek
Peki ne yapmalı? Selef, her işe başlarken kalbe dönüp "Bunu kimin için yapıyorum?" diye sormayı öğütler. Derse otururken, bir yazıyı paylaşırken, hatta ev işlerini görürken bir nefeslik bu soru, günün tamamını değiştirir. Niyet dilin değil kalbin işidir; ama dille de tazelenmesi, kalbe hatırlatma olur.
Nice küçük amel vardır ki niyet onu büyütür; nice büyük amel vardır ki niyet onu küçültür.Abdullah b. Mübârek (rah.)
Bu yazı, ders halkalarında yapılan hadis sohbetlerinin notlarından derlenmiştir.